İran’dan Suriye’ye Türkiye-ABD ilişkileri

Yeni dönemde ABD ile ilişkilerin seyri herkes tarafından dikkatle takip ediliyor. İki ülke arasında bir kısmı konjonktürel diğer kısmı da yapısal olmak üzere sorunlar vardı, hala var.

             Ufuk ULUTAŞ

SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü

Brunson gibi ABD’nin sorunlaştırdığı konular bir yana, ABD’nin anlamamakta ya da müttefiklik ilişkisine uygun hareket etmemekte direndiği öze ilişkin konular hala ele alınmayı bekliyor.

Uzun bir bekleyişten sonra Menbiç’te ortak devriyeler başladı. Devriyelerin başlamasının, daha doğrusu bu noktaya gelmemizin sebebi, ABD’de bazılarının PKK ile angajmanını bitirmeme konusundaki direnciydi.

ABD Merkez Komutanlığında (CENTCOM) bir kısım askerin hala bu angajmandan uzun dönemli beklentilerinin olması süreci uzattı. Siyaset adım atmaya çalıştıkça, miyop objektiflere sahip bir kısım CENTCOM mensubu hatalarında ısrar etmeye devam etti.

Burada ortak devriyelerdeki ana amacın PKK’sız bir Menbiç ve nihayetinde Fırat’ın doğusu ortaya çıkarmak olduğu noktasını kaçırmamak gerekir.

Önce Menbiç ardından da Fırat’ın doğusu PKK’dan kozmetik olarak değil fiili olarak temizlenmeden, Türkiye’nin güvenlik telakkisi teskin edilemez.

Kaldı ki bu güvenlik sorunu, doğrudan ABD’nin silah yardımıyla ortaya çıkarıldı. Türkiye de ABD’den kendi ürettiği bu sorunu çözmesini istiyor; aksi taktirde şu an kısmen yaptığı gibi Türkiye’nin çözüm için adımlar atacağına işaret ediyor. Fırat’ın doğusunda son günlerde yaşanan hareketlilik bu tür mesajlar barındırıyor.

İran yaptırımları da önümüzdeki dönemde ikili ilişkiler çerçevesinde fazlaca konuşulacak. Öncelikle yaptırımlardan beklentiler iki taraf (ABD-İran) açısından da pek gerçekçi görünmüyor.

Bir taraf yaptırımlarla köklü değişikliklere sebep olacağı beklentisindeyken, diğeri yaptırımların hiçbir etkisinin olmayacağını düşünüyor. Şimdiye kadarki yaptırım politikalarının İran özelindeki sonuçları, her iki tarafın da hesaplamalarını kalibre etmesini gerektiriyor.

İran yaptırımları üzerinden Türkiye-ABD arasında yeni bir tartışma çıkıp çıkmaması da ABD’nin ne denli gerçekçi olacağıyla alakalı. İlk sinyaller birtakım istisnaların devreye gireceğini gösteriyor. İran ile Türkiye arasında başta enerji olmak üzere birçok konudaki ticari ilişki ortada.

Aksi yönde bir beklenti gerçekçi olmadığı gibi, birçok diğer ülkenin İran’la ilişki durumu birleşince istisnalar üretmeden ABD için yaptırımlar oldukça verimsiz bir hale gelebilir.

Cumhurbaşkanımız ile ABD Başkanı Trump son telefon görüşmesinden sonra önümüzdeki günlerde bir araya gelme kararı aldı. Bu görüşme gelişme potansiyeline sahip ikili ilişkiler için oldukça kritik olacak. ABD’nin ezberlerin dışına çıkıp, müttefiklik ruhuna uygun ve yara bandı çözümleri aşan adımlar atması, bu potansiyeli azami seviyeye çekebilir.

[TÜHA Haber, 12 Kasım 2018]

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close