İlhan KARAÇAY’dan Hollandalı futbolcu Elia’ya mektup:

Sevgili Kardeşim Eljero Elia,

Sen yanacaksın be !
Hem de iyi niyetinle !
Bilmeden yanacaksın !

Dün Beşiktaş’a attığın golden sonra TV kameralarına ve fotoğrafçılarına verdiğin poz yüzünden yanacaksın.
O verdiğin poz, özellikle De Telegraaf gazetesinin hiç hoşuna gitmeyecek.
Ne demekmiş, golü attıktan sonra Türk askerine selam vermek?

Oldu mu senin bu yaptığın?
Bak, Suriye’de terör mücadelesi veren Türk askerine destek vermek için sınıra giden bir grup Hollandalı Türk’e nasıl da kızmıştı De Telegraaf. Öylesine kızmıştı ki, bu konuda konuşturmadık ne Bakan bırakmıştı, ne de parlamenter.
Mehmetçik’e moral vermek için sınıra giden ve fotoğraf çektiren Türkler’in ne Bozkurtluğu kaldı, ne de Erdoğancılığı…
Sem şimdi Mehmetçiğe armağan ettiğin  ettiğin o golün fotoğrafı ile yanacaksın vallaihi.
De Telegraaf seni bu konuda hiç affetmez vallahi!

Ne bilsin zavallı De Telegraaf ve harekete geçirdiği politikacılar, Mehmetçiğe saygı duymanın anlamını?
De Telegraaf ve Hollandalı politikacıların çoğuna göre, Türk devletine saygı duymak Erdoğancılıktır ve Bozkurtluktur.
Bak, Wikileaks  geçen yıl Erdoğan’a gönderilen 400 bin emaili açıklamıştı. Benim her ay yayınladığım haber bültenlerimi 25 bin email adresi ile birlikte, Erdoğan ve ekibine de gönderdiğim için, De Telegraaf’ın yan kuruluşu olan  GEENSTİJL, beni ‘Klikturk’ olarak ifşa etmişti. Ben, klikçi olmadığımı, bültenimin 25 bin adrese gittiğini, Erdoğancı olmadığımı yazdığım halde o haber Geenstijl’den kaldırılmadı. ‘Klikturk’ olarak hala orada duruyorum.

Şimdi sen kalkıyorsun, De Telegraaf’tan sana gelecek azizliği hiç hesaba katmadan Türk askerine selam çakıyorsun.

Sen yandın be kardeş.
Feyenoord’ta top koşturduğun yıllarda ne kadar da çok seviliyordun. Türkiye’de attığın her golden ve oynadığın iyi futboldan sonra da övülüyordun.
Şimdi, Türk askerine verdiğin selam nedeniyle artık sevilmemen için herşey yapılacak.

Şimdi sen diyeceksin ki: ”İyi ama, Türkiye’de yaşamayanlar, buradaki gelişmelerin sağlıklı bir analizini yapamazlar ki. Buradaki gelişmeleri yerinde izlemeyip, kulaktan dolma duyumlarla haber yapanlar işi abartıyorlar. Burada evlatları için gözyaşı döken anaların, babaların ve bacıların acılarını görmeyenler ve hissetmeyenler, sağlıklı haber yapamazlar. Mehmetçiğe selam çakmanın manasını da bilemezler.”

Çok haklısın sevgili kardeşim Elia.
Kim bilir, kendilerini yayıncı bilenler, belki bundan sonra Türkiye’ye ve Suriye’ye kendi muhabirlerini gönderirler ve kendi gördükleri ve duydukları ile sağlıklı haberler yaparlar.
Tıpkı, 1920 yılında Habdelsblad’a  Türkiye’den yazan ve Ermeni iddialarının yanlış olduğunu, her iki tarafın birbirlerine karşı katliamlar yaptıklarını ama ‘Soykırım’ diye bir şey olmadığını belirten George Nypels’in yazdığı gibi…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close