Halkın Gündemi ve Dış Politika

TÜHA HABER / SETA Genel Koordinatör Yardımcısı, Enerji Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Kemal İNAT, Bayram ziyaretlerinde halkın gündeminde hangi konuların ön sıralarda olduğunu bir kez daha görme fırsatı bulunabildiğini ve kısa bir hoşbeşin ardından meselenin ülke siyasetine geldiğini söyledi.

SETA Genel Koordinatör Yardımcısı, Enerji Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Kemal İNAT, ile ilgili görsel sonucu

SETA Genel Koordinatör Yardımcısı, Enerji Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Kemal İNAT

Prof. Dr. Kemal İNAT, Ekonomide yaşanan sorunların daha ne kadar süreceğinden İstanbul seçimlerine, Türk-Amerikan ilişkilerinin nereye varacağından Orta Doğu sorunlarına birçok meselenin sohbetlerin konusu olduğunu açıkladı.

“Kuşkusuz bu meselelerin hepsinin birbiriyle çok yakın irtibatı var” diyen Prof. Dr. Kemal İNAT, “Yani ekonomi alanında yaşanan sorunların Türk-Amerikan ilişkileri ve Orta Doğu sorunlarıyla yakın ilişkisi olduğu gibi İstanbul seçimlerinin de hem Türkiye’nin Batı ile ilişkileriyle hem de ülkemizin ekonomik ve siyasi geleceğiyle ilişkisi oldukça yüksek” olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Kemal İNAT, bu konuların halk arasında canlı bir şekilde tartışılmasının ve bu alanlarda ilginin yanında kafa karışıklıklarının olduğunu da gösterdiğine dikkat çekti.

Belki de kafa karışıklığına yol açan, yazılı ve görsel medyada meselelerin çok ideolojik düzlemde konuşulması ve tarafların kendi pozisyonlarını kuvvetlendirmek için sık sık manipülasyonlara başvurmaları olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kemal İNAT, üstelik bu manipülasyonların sadece içeride birbiriyle mücadele eden aktörler tarafından yapılmadığının altını çizdi.

Prof. Dr. Kemal İNAT, ilgi odakları arasında Türkiye’nin ön sıralarda yer aldığı bazı küresel aktörlerin de ülkemize yönelik ekonomik ve siyasi manipülasyonları çok yoğun bir şekilde yaptıklarını belirterek, özellikle yabancı sermayeli ve Türkçe yayın yapan medya kuruluşlarının sayısının son dönemde hızla artmasının bu çabaların açık bir göstergesi olduğunu açıkladı.

“Bir de sosyal medya var tabii” diyen Prof. Dr. Kemal İNAT, halkın bir kısmında var olan kafa karışıklığının asıl sebebinin sosyal medya üzerinden yürütülen algı çalışmaları ve manipülasyonların olduğunun görüldüğünü kaydetti.

Henüz kuralların oluşmadığı, her türlü hakaret ve itibar suikastının serbestçe yapıldığı bir mecra sosyal medya.

Prof. Dr. Kemal İNAT, günümüzde Facebook ve Twitter gibi şirketlerin milyarlarca dolar kazanırken sundukları platformlarda silahşorlarin, tetikçilerin, siber orduların cirit attığını hatırlatarak, “Kutsanan amaca ulaşmak için her şey mubahtır” anlayışıyla hareket eden sürüler, seçtikleri kurbanı çekirge sürülerinin kocaman bir yeşil alanı saniyeler içerisinde çorak bir araziye dönüştürmesi gibi, kısa bir sürede linç ediyorlar ve sıradaki kurbana yöneliyorlar” ifadesini kullandı.

Bazı ülkelerin, klasik medyanın yanında bu yeni medyanın ne kadar etkili bir silah olabileceğini görüp çoktan bu mecrada kullanabilecekleri savunma ve saldırı amaçlı orduları kurduklarının altını çizen Prof. Dr. Kemal İNAT, “Bu yüzden ülkemize yönelik saldırıları sadece geleneksel saldırı araçlarında aramayıp, sosyal medya üzerinden gelen saldırıların da farkında olmamız ve bunlara karşı çok etkili savunma mekanizmaları geliştirmemiz gerekiyor. Yoksa bu saldırılar halkımızın algılarını bozuyor, yukarıda bahsettiğim kafa karışıklıklarına yol açıyor” dedi.

Prof. Dr. Kemal İNAT, “İşte bu kafa karışıklığı, aslında hakkında çok yazılıp çizilen konuların da tekrar tekrar ele alınmasını gerektiriyor, Bunlardan biri, bayram ziyaretlerinde yapılan sohbetlerde de sık gündeme gelen, Türk-Amerikan ilişkileri ve bu çerçevede yaşanan sorunlar” diye kaydetti.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin tarihsel, ekonomik ve güvenlik boyutlarının detaylarının, Washington’un Türkiye iç siyasetine dair tavrı bilinmeden, iki ülke arasında bugün yaşanan sorunların da AK Parti hükûmetinin Amerika’ya yönelik politikasını da anlamak mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Kemal İNAT, bu yüzden iki ülke ilişkilerine dair aşağıdaki gerçeklerin yeniden altını çizmekte fayda olduğunu açıkladı:

“Türk-Amerikan ilişkileri İkinci Dünya Savaşı sonrasında dengesiz bir karşılıklı bağımlılık ilişkisi olarak başladı. Sovyet tehdidine karşı Türkiye’ye koruma sağlayan ABD, yakın zamana kadar bu korumanın karşılığı olarak Türkiye’nin iç ve dış politikasını istediği gibi yönlendirebileceğini düşündü. Ankara’nın buna itiraz ettiği dönemler iki ülke arasında hep krize sahne oldu ve bu krizler AK Parti iktidarına kadar hep Washington’un istediği gibi çözüldü.

Darbeler, Washington’un Türkiye’yi yörüngede tutmasının hep son aracı oldu ve gerektiğinde kullanıldı. 15 Temmuz’da bu “son aracı” da işe yaramayan ABD’deki müdahaleci aktörler Ankara’ya karşı hırçınlaştılar ve yeni araçların arayışı içerisine girdiler.

S-400 gibi sorunlar ABD’deki bu “hırçın aktörlerin”, her anlaşmazlığı krize dönüştürüp Türkiye’ye yaptırımlar yoluyla diz çöktürme siyasetinin araçlarıdır. Türkiye’nin direnci onların hırçınlığını artırdığı gibi, ABD’deki Türkiye’yi kaybetmek istemeyen az sayıdaki rasyonel aktörün onlara karşı sabrını da zorluyor”.

SETA Genel Koordinatör Yardımcısı, Enerji Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Kemal İNAT, “Son olarak ABD, bu dayatma siyasetini sadece Türkiye’ye karşı izlemiyor. Kendi halkının çıkarlarını Amerikan çıkarlarına tercih eden her ülke aynı dayatma siyasetine maruz kalıyor” diye kaydetti.

HABER : Ataner YÜCE

(TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı / ANKARA

Tuba Nur TÜRKELİ

Tuba Nur TÜRKELİ

Tuba Nur Türkeli 24.08.1989 yılında Almanya'nın başkenti Berlin kentinde dünyaya geldi. Liseye kadar Almanya'da okudu. 2009-2013 yılları arasında Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünde gerçekleştirdi. 2014-2017 yılları arasında Yüksek Lisans eğitimini Almanya'nın Nürnberg kentinde Friedrich-Alexander-Üniversitesi'nin Beşeri/Sosyal Bilimler ve Teoloji Fakültesi'nde uzmanlık alanı olarak Siyaset Bilimini seçtiği Ortadoğu Çalışmaları bölümünde tamamladı. Çeşitli kuruluşlarda mesleğiyle ilgili staj ve çalışma imkanı buldu. NSU terör örgütüyle ilgili yaptığı, haber ve araştırmaları birçok medyada yayınlandı. Bir dönem T.C Berlin Büyükelçiliği'nde de staj yaptı. Anadil seviyesinde Almanca ve iyi derecede İngilizce biliyor.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close