‘Ekonomimiz 24 Haziran’ın ardından güçlü yükselişe geçecek’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kur, faiz ve enflasyon sarmalıyla bozulmak istenen ekonomimiz, 24 Haziran’ın ardından yeni ve çok daha güçlü bir yükselişe geçecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit aileleri onuruna Ankara Ticaret Odası’nda verilen iftar sonrası konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Amacımız şehitlerimize ve gazilerimize layık olabilmektir”

Biz sadece bu fani dünyada şehit yakınlarımız ve gazilerimiz mağdur olmasınlar, hayatlarını belli bir standardın altında yaşamak zorunda kalmasınlar diye gayret gösteriyoruz. Şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin fedakarlığına layık olmak için yaptığımız hizmetlerin en yakın şahitleri sizlersiniz. Eksikler, aksaklıklar elbette olabilir. Kimi terbiyesizler elbette çıkabilir. Bu sorunların hepsi de çözülür. Önemli olan sizlerin milletimizin gönlündeki yeridir. Hamdolsun gittiğimiz her yerde şehit ailelerimizin ve gazilerimizin adeta el üstünde tutulduklarını görüyoruz. Biz şunu unutmayın dünyanın 34 farklı ülkesinde 78 şehidi olan bir milletiz. Şehitlik ve gazilik makamı bu milletin alameti farikasıdır. Biz dedelerimizden ve onların babalarından balkan savaşına, 1. dünya savaşına, istiklal harbine dair kahramanlık hikayelerini şehit ve gazi anılarını dinlerdik. Kore’den Kıbrıs müdahalesine kadar daha yeni hikayeleri bizzat yaşayanlardan dinlemeye başladık. Ardından kendi akranlarımızdan, yakınlarımızdan terörle mücadelede yaşadıkları hadiseleri dinledik. 15 Temmuz zaten hepimizin içinde olduğu başlı başına bir kahramanlık hikayesiydi. Eğer bu coğrafyada yaşamakta kararlıysak, eğer dik duruşumuzu koruyacaksak, eğer hedeflerimizin peşinden gideceksek gelecekte de şehitlik ve gazilik hikayeleri anlatılmaya devam edecektir. Amacımız şehitlerimize ve gazilerimize layık olabilmektir. Rabbim bu ülkeyi ve bu milleti ebediyete kadar daim ve muzaffer eylesin.

“Ankara ekonomide belirleyici hale gelmeye başladı”

Sanayide ve ticarette giderek yükselen bir güç haline gelen Ankara, sadece bürokrasisiyle değil üretim ve ihracat gücüyle de ekonomimizde belirleyici hale gelmeye başladı. Savunma sanayii başta olmak üzere, yüksek teknoloji gerektiren alanlarda gösterdiği atılımın Ankara’yı çok farklı bir yöne götürdüğüne inanıyorum. Türkiye’nin şehitleri ve gazileri sayesinde üstesinden geldiği saldırıların ekonomik ayağının olmaması mümkün mü? İşte bu ekonomik saldırıları da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimiz, İstanbul Ticaret ve Ankara Ticaret odalarımız başta olmak üzere iş dünyamızın desteğiyle karşılıyoruz. Biz sadece güçlü meclis, güçlü hükümet, güçlü Türkiye demiyoruz. Bütün bunlarla beraber aynı zamanda güçlü ekonomi diyoruz.

“Ekonomi performansımız dünya çapında bir modeldir”

ReklamTürkiye geçtiğimiz 16 yılda ortaya koyduğu ekonomi performasıyla dünya çapında bir modeldir, dünya çapında bir efsanedir. Ülkemizi 16 yılda 3,5 kat büyüterek gelişmekte olan ülkeler arasında en ileriye çıkartarak gelişmiş ülkeler sınıfına bir adım mesafeye taşıdık. Bu dönemde Türkiye yıllık 5,7 büyüme oranıyla dünya ortalamasının 2 katı bir gelişme gösterdi. Satınalma palitesine göre 18. sırada bulunan ülkemizi 13. sıraya çıkardık. Bundan 16 yıl önce bir Türk vatandaşı Avrupa Birliği ülkeleri vatandaşlarının 3’te 1’i kadar gelire sahipti. Peki 16 yıl sonra geldiğimiz yer neresi? Bugün bir Türk vatandaşı Avrupa Birliği vatandaşlarının yaklaşık 3’te 2’si kadar bir gelire sahip hale gelmiştir. Hedefimiz 2023’e kadar bu oranı eşitlemek ve hatta geçmektir.

“Eşine az rastlanır bir başarıya imza attık”

Türkiye son 10 yılda gerçekleştirdiği 8 milyona yakın istihdamla Avrupa ülkelerinin tamamından daha fazla iş alanı açmıştır. Bir yandan geliri diğer yandan istihdamı arttırarak eşine az rastlanır bir başarı hikayesine imza attık.

“Ekonomimiz kurlar ve faizlerle sabote edilmeye çalışılıyor”

Son günlerde kurlar ve faziler üzerinden oynanan bir oyunla ekonomimiz bir kez daha sabote edilmeye çalışılıyor. Türkiye’nin ne gelirlerinde ne giderlerinde ne borçlanmasında ne borçlarını ödemesinde en küçük bir sıkıntısı yoktur. Tam tersine makro rakamlar açısından baktığımızda Türkiye bırakınız gelişmekte olan ülkeleri, gelişmiş ülkelerin çoğunun dahi ilerisinde bir fotoğrafa sahiptir. Bütçe açığımızdan borç stokumuza, döviz varlığımızın borçları karşılama oranından, bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranına büyüme, rakamlarına kadar ekonomiyle ilgili ne kadar gösterge varsa hepsi de çok iyi bir düzeydedir. İhracatımız 36 milyar dolardan 162 milyar dolarla rekor kırdı. Turizmle vurmak istediler. Bu yıl hedef inşallah 40 milyon turisti ağırlayacağız. Tüm zamanların rekoruna gidiyoruz.

“Amaç Erdoğan’ı, AK Parti’yi çökertmek”

Yakında bu yılın ilk çeyrek büyüme rakamları açıklanacak. Göreceğiz bakalım, Türkiye büyüyor mu küçülüyor mu? Ekonomimize bakarak değil ülkemiz aleyhinde oluşturulan havayı körüklemek için açıklamalar yapan kredi derecelendirme kuruluşları büyüme rakamlarımızı görünce bakalım mahçup olacaklar mı? Bunların derdi 24 Haziran. 24 Haziran’da acaba AK Parti’yi çökertebilirmiyiz? Erdoğanı çökertebilirmiyiz bütün hesapları bu. Ama çökertemeyecekler, başaramayacaklar. Sipariş üzere Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri oranlarla bir yere gidemezler. Komşumuz Yunanistan’da batmışlar adamlar. Batmış bitmiş adamları 4 kat dereceyi yükseltiyor. Yahu bunlar batmış, çökmüşler. Yani sen oradan onu yükseltmekle kurtarıyormusun. İşte buyur sokakların hali ne haldeler görüyorsunuz.

Reklam“Ekonomimiz 24 Haziran’ın ardından güçlü yükselişe geçecek”

Kur, faiz ve enflasyon sarmalıyla bozulmak istenen ekonomimiz 24 Haziran’ın ardından yeni ve çok daha güçlü bir yükselişe geçecektir onun da müjdesini şimdiden veriyorum. Biz yatırımları 16 yılda 11 kat arttırmıştık. Son yıllarda küresele ekonomideki finansal daralmanın etkisiyle uluslararası yatırımlarda bir gerileme yaşadık ancak Türkiye’nin cazibesi öylesine büyük ki küresel düzeydeki sıkıntılara rağmen yatırımları yeniden arttırabileceğimize inanıyorum. Seçimlerin hemen ardından bu konuda kolları sıvayacak ve daha çok gayret göstereceğiz. Teşvikler konusunda çok önemli düzenlemeleri zaten hayata geçirdik. Bunları geliştirmekle kalmayacak doğrudan yatırımcılara hizmet edecek bir yapı kurarak süreci hızlandıracağız. Bugüne kadar Türkiye’ye güvenip yatırım yapan kimse pişman olmamıştır, olmayacaktır.

“Evinizdeki paraları, altınları bankalara yatırın”

Buradan tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Evinizde yastık altında tuttuğunuz dövizlerinizi, paralarınızı, altınlarınızı bankalara, katılım şirketlerine ve diğer yatırım mecralarına yatırarak lütfen sisteme sokun ve ülkemizin büyümesine hep beraber katkıda bulunun. Biz varlık barışını bunun için çıkarttık. Gel varlık barışında hem kazan hem ülkeye de kazandır. Vergi de yok, gel kazan. Bundan daha güzel bir imkan olur mu? Hem kayıt dışından da kurtulup her şeyi kayıt altına alıyorsun. Dolayısıyla Türkiye’nin kayıt dışı ekonomiyle yürütülmediğini de ispat ediyorsun. Türkiye’nin kaynağa ihtiyacı var. En büyük kaynak milletimizin, iş adamlarımızın, sanayicimizin, tüccarımızın kendisidir. Biz devletiyle sorunlu hiçbir birey kalmasın diye kamuya olan tüm borçları yeniden yapılandırdık ve imar barışını da çıkardık. Gelin imar barışında da hep beraber yerimizi alalım ve imar barışı ile birlikte de halkım çok şeyler kazanacak. Tüm vatandaşlarımızın bu imkanları kullanarak kendisine geleceğine daha güvenle bakabileceği bir iklim oluşturmasını diliyoruz. İşte bunun için vakit Türkiye vakti, vakit ekonomi vakti diyoruz.

Kaynak: TRT Haber

 

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close