Eğitim kurumlarında şiddet ve cinsel istismar -II-

 EĞİTİM KURUMLARINDA CİNSEL İSTİSMAR

“Eğitim kurumları ve bağlantıları arasında zikredeceğimiz okul, yurt, pansiyon ve servis otoları gibi ortamlarda özellikle kız öğrencilere yönelik cinsel istismar olayları toplumda infial yaratan bir boyuta ulaşmış durumdadır” diyen yazar Atıf Özgen, Cinsel istismar vakalarının sapkın bazı öğretim elemanlarınca eğitim kurumlarında yaşanmasının; eğitimin temel ilkeleri ile asla bağdaşmayan ve istismara uğrayan öğrencilerde ruhsal bunalıma yol açan bir görüntüye sahip olduğunu söyledi.

Atıf Özgen, “Özellikle ilköğrenim çağında olup kız öğrencilere yönelik olarak yapılmış olan cinsel tacizler, tacize uğramış henüz yaşları 6-11 yaşları arasında olan kız öğrenciler üzerinde ruhsal açıdan büyük tahribata yol açmaktadır” dedi.

Tacize yönelen bazı öğretmenlerin okulda idareci konumda bulunması ve taciz esnasında makam odasını kullanmasının, diğer bir deyişle gücünü makamından almasının, mesleki ilkeler ve insanlık onuruna aykırı bir durum olduğuna vurgu yapan Atıf Özgen, taciz sapkını bazı öğretmenlerin profiline göz attığımızda uzun yıllardır öğretmenlik mesleği içinde yer aldıklarını çoğunun evli ve çocuk sahibi olup halk tabiriyle yaşını başını almış kimseler olduklarını gözlemlediklerini ifade etti.

Atıf Özgen, “Meslek ahlakını hiçe sayarak tacize yönelme elbette evli-bekar ayrımı yapmaksızın çirkin ve yakışıksız bir durumdur. Öğrencisine yönelik cinsel tacizde bulunma, bu suçu işleyen bireyin mesleki kariyerine büyük darbe vurduğu gibi, görev yaptığı okulunda adını da lekelemekte geleceğini de bir anda yok etmektedir.
Bir cinsel taciz olayı açığa çıktığında önce okul idaresi ardından il veya ilçe milli eğitim müdürlükleri idari soruşturma açtırmaktadır. Olay çoğu kez emniyete de intikal ettirilmekte savcılığın açtığı soruşturma sonrasında durum mahkemeye intikal etmekte ve sonucu tutuklanmaya giden bir hapishane hayatı başlamaktadır” şeklinde açıkladı.

Okullarda veya yurt, pansiyon, servis otosu gibi ortamlarda görülen bazı taciz olaylarında öğretmenlerin dışında temizlik görevlileri, atölye çalışanları ya da servis sürücülerinin de tacize yöneldiklerinin gözlemlendiğini ifade eden Atıf Özgen,  bu durumda okullarda hangi görevde olursa olsun personel seçiminde göz önüne alınmasının zorunlu hususlarının bir kez daha mercek altına almayı zorunlu kıldığını, bir cinsel taciz suçu nedeniyle mahkemeye intikal eden olaylarda bireyin tutuklanmasına neden olan diğer suçlar arasında, tehdit, hürriyetten yoksun kılma, müstehcenlik, şantaj gibi suçlar da yer alabildiğini belirtti.

Atıf Özgen, “Bunun anlamı ise taciz suçunu işleyen zanlının suçunu örtme uğruna ceza gerektiren diğer suç unsurlarına yönelmesidir. Cinsel taciz olaylarının bardağı taşıran bir boyuta oluşması hükümetimizi de harekete geçirmiş bulunuyor. Başbakan Yardımcısı başkanlığında oluşturulan bir komisyonda Milli Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkililerinin olayları mercek altına alıp müşahhas çözümler üretilmesi bu konuda beklentiye giren öğrenci velilerini de rahatlatacaktır. Sorunun çözümü yolunda yine eğitimin kapsayıcı özelliğinden yararlanmak suretiyle ailelere çocukları için ‘bilinçlendirme, çocuklara yönelik ‘mahremiyet, eğitimleri üzerinde durulmaktadır. Eğitimde şiddet ve cinsel tacizin önlenmesi yolunda alınan ve alınması planlanan önlemlerin ne ölçüde caydırıcı olacağı zaman içinde belli olacaktır” şeklinde kaydetti.

İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi Yazar Atıf Özgen, değerlendirmesinin sonunda, öğretmenlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğuna dikkat çekerek, fedakar, özverili, şefkatli ve mesleki açılardan donanımlı öğretmenlerimizin her birimiz üzerinde yaşam boyu saygıyla anımsadığımız olumlu izler bıraktığını,
yaşam serüvenimizde her mesleğin önemi büyük olduğunu ifade etti.

Atıf Özgen, toplumsal yaşamda var olan her mesleğe eleman yetiştiren öğretmenlik mesleğinin saygınlığını korumak gerektiğini belirtti.

“Öğretmenlerimiz, isimlerini toplumda infiale yol açan olaylarla değil, bilim dünyasına kazandırmak için yetiştirecekleri öğrencileriyle, yurdumuzun en ücra köşesinde verdikleri hizmetle, zaman sınırı tanımaksızın yaptıkları özverili çalışmalar yoluyla duyurmalıdır” diyen Atıf Özgen, “Nitekim bu yönde yürüttükleri faaliyetler sonucuyılın öğretmeni seçilen bulundukları ortamı kısa sürede güzelleştiren, İzmir’in Menderes ilçesinde öğrencilere yönelik cinsel taciz olayını ortaya çıkarıp A.B.D de ‘Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülüne, layık görülen Saadet Özcan isimli öğretmenimiz ile diğer isimsiz kahraman öğretmenlerimizi saygı ve şükranla anıyoruz” dedi.

İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi Yazar Atıf Özgen, bir öğretmeni unutulmaz yapan şeyin; “öğrencisinin bedenine değil, yüreğine dokunması, öğrencisine okuma tutkusu aşılaması ve gelecek yolunda yeni bir eser inşa etmesidir” ifadesine yer verdi ve konuşmasını aynı zamanda Başöğretmen sıfatıyla andığımız cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ün‘ Eserinin üzerinde imzası olmayan yegane sanatkar öğretmendir., sözüyle tamamladı.

HABER : Ataner YÜCE

ANKARA, TÜHA HABER

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close