Eğitim kurumlarında şiddet ve cinsel istismar -I-

İnsani Değerler Derneği Kurucu ve Yönetim Kurulu Üyesi Yazar Atıf Özgen, Eğitim kurumlarının, toplumsal yapı içinde bir insanı, yaşama hazırlayan ve hedefindeki mesleğe kademe kademe ulaştıran kendine özgü bir teşkilat yapısı olan kuruluş olduğunu söyledi.

ATIF ÖZGEN ile ilgili görsel sonucuYazar Atıf Özgen, ‘Eğitim kurumlarında şiddet ve cinsel istismar‘ konusunda (UHA) Uluslararası Haber Ajansı‘na değerlendirmelerde bulundu.

“Eğitim, insan yaşamı içinde önemli bir konuma sahiptir” diyen Atıf Özgen, Aile yapısı içinde başlayan eğitimin; okul öncesi ve sonrasını düzenleyen bir yapılanma çerçevesinde her insanın yetenek ve kabiliyetine uygun bir eğitim kurumunda devam ettiğini ifade etti.

Atıf Özgen, “Günümüzde toplumsal yapılanma içinde eğitim sisteminin düzenlenmesi görevi Milli Eğitim Bakanlığınca yerine getirilmektedir. Türkiye genelinde ilk ve ortaöğrenimde; 18 milyon civarındaki öğrenci, 1 milyonu aşkın öğretmeni ve özel öğretim kurumları ile birlikte 11 bini bulan okul sayısı ile Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan temel ilkeler çerçevesinde hizmet verilmektedir” dedi.

Eğitim sistemimiz, merkezi ve taşrayı kapsayan bir teşkilatlanma yapısı içinde olduğuna dikkat çeken Atıf Özgen, bünyesinde önemli sorunları barındırmakta olduğunu, genelde bu sorunların başını bir eğitim kademesinden diğerine geçişte uygulanan TEOG, Yüksek Öğretim Kurumları, Yabancı Dil Sınavı gibi ‘sınav tipi, sorunların çektiğini belirtti.

Atıf Özgen, “Halbuki eğitim sisteminde esas, öğrencilerin sağlıklı ve bilgili yetişmesini engelleyen temel sorunların çözümüne odaklanmış olması teşkil etmeliydi. Bunun anlamı ise çocuklarımızın bağımlılığına yol açan zararlı alışkanlıklarla birlikte, okulda şiddet ve cinsel istismardan uzak bir eğitim olanağına sahip olmalarını sağlayacak koşulları tesis etmek olmalıdır. İnsan sağlığını tehdit etme açısından zararlı alışkanlıkları öğrencilerden uzak tutmak bu yazının dışında değerlendirilmesi gerekli ayrı ve önemli bir sorundur” dedi.

Öğrencilerimizin ruhsal gelişimini olumsuz etkileyen, geleceklerini riske atan şiddet içeren yaklaşım tarzı ile birlikte cinsel istismar vakaları üzerinde de duran Atıf Özgen, öncelikle eğitimin ülkemiz insanlarının geleceği açısından ifade ettiği anlamı üzerinde durmak istediğini ifade etti.

 EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ

Atıf Özgen, “Eğitim; insanı yetişmesi ve ülke geleceği açısından insanlık tarihi içinde her dönem önemli bir sorun olarak görülmüştür. İyi bir yurttaş olmanın, ülkesine yararlı hizmetlerde bulunmanın, çevresini aydınlatmanın temelinde iyi bir eğitim sisteminden geçmenin rolü büyüktür” dedi.

İyi bir eğitim sisteminden geçebilmenin önemli bir koşulunun ise; sistem içinde yer alan öğretmenlerin bilgi ve ahlaki gelişim açılarından donanımlı olması gerektiği hatırlatan Atıf Özgen, bu yönüyle öğretmenlerimizin eğitim sistemimiz içinde önemli bir konuma sahip olduğunun altını çizdi.

Atıf Özgen, “Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK‘ ün öğretmenlere büyük önem verdiği, yurt gezilerinde okul ziyaretlerinde bulunduğu, öğrencilerle birlikte dersi izlediği bilinmektedir. Eğitime verdiği önemin bir nişanesi olarak bir sözünde ‘Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır, derken bir başka sözünde ise öğretmenlere şöyle sesleniyordu:‘ Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister., Bir başka özlü sözde ise ‘Geleceğin güvencesi eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır, denilmektedir” ifadesini kullandı.

Eğitim sistemi içinde öğretmen ve öğrenci ikilisinin birbirlerini tamamlayan bir görünüme sahip olduğunu açıklayan Atıf Özgen,  bu görünümü bozan yaklaşım ve davranışların, eğitim sistemimizde onarılması güç tahribata yol açtığını, şimdi bu tahribata yol açan olaylar arasında yer alan şiddet ve cinsel taciz olaylarının mahiyeti, nedenleri ve çözüm yolları üzerinde durmak istediğini belirtti.

 EĞİTİM VE ŞİDDET
“Eğitim ve şiddet, bir arada bulunmaması gereken iki farklı olgudur” diyen Atıf Özgen, Eğitimin hangi kademesinde olursa olsun eğiticilerin öğrencilere yada öğrencilerin öğretmenlerine şiddete varan yaklaşımı asla kabul edilemez.
Ne var ki; ilk veya ortaöğrenim döneminde öğrenim gören bazı öğrencilerin, öğretmenleri tarafından şiddete maruz kaldıkları bilgisi basına ve diğer medya kuruluşlarına yansımaktadır” dedi.

Atıf Özgen, şiddet kapsamında değerlendirilen olayların özüne indildiğinde bazı öğretmenlerin; dersi dinlemediği, yaramazlık yaptığı veya kendisinden beklenen cevabı veremediği gerekçesi ile öğrencilerine şiddet uyguladıklarının görüldüğünü söyledi.

Bu ve benzeri durumların, öğrencinin velisi vasıtasıyla önce okul idaresine sonra da emniyet güçlerine intikal ettirilğini ve ilgili öğretmen hakkında soruşturma başlatıldığını belirten Atıf Özgen,  “Günümüzde öğretmen-öğrenci iletişimi değişik bir boyuta taşınmıştır. Artık eskiden beri söylendiği gibi velinin çocuğunu öğretmene teslim ederken ifade edilen ‘eti senin kemiği benim, anlayışı geçmişte kalmıştır”şeklinde konuştu.

Atıf Özgen, Teknolojik değişim ve eğitim sistemimizde de birçok şeyi temelden değiştirdiğini, İnsan bedenini hedef alan ve suç kapsamına giren davranışların; kamera, cep telefonu veya tanıklık etme yöntemiyle anında kayıt altına alındığını açıkladı.

Bu kapsamda bazı kendini bilmez öğrencilerin de öğretmenlerine karşı düşük not verdi veya azarladı şeklinde bahanelerin ardına sığınmak suretiyle şiddete başvurması da asla tasvip edilemeyeceğini söyleyen Atıf Özgen,
Eğitim kurumlarının; yanlış davranışların eğitim yoluyla düzeltildiğini, öğretmenin öğrencisine sevgi ve şefkatle yaklaştığını; öğrencinin de öğretmenine karşı saygın davranması gereken kurumlar olduğuna dikkat çekti.

Atıf Özgen, “Bu kapsamda öğrenim gören öğrencilerde birbirlerine karşı saygın ve hoşgörülü bir yaklaşımda bulunmalı, şiddeti çağrıştıran akran zorbalığından uzak durulmalıdır. Eğitim kurumlarında şiddet, eğitimin temel ilkeleri ile bağdaşmayan bir yaklaşım tarzıdır. Bu sorun eğitim sisteminde insani değerlerimize daha çok önem verilerek; özellikle öğretmenlerimiz için düzenlenen hizmet içi eğitimlerde bu soruna daha fazla ağırlık verilip öğrenci-öğretmen arasında sağlıklı iletişim konusu işlenerek çözümü yoluna gidilmelidir. Bu aşamada rehber öğretmen desteğine başvurma yoluna da gidilmelidir. Neticede fark edilmesi gereken bir gerçek; eğitim sistemi içinde yer alan sorunların çözümünün yine ‘eğitim, yoluyla çözülmesi gerektiği gerçeğidir” dedi. (devam edecek)

HABER : Ataner YÜCE

ANKARA, TÜHA HABER

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close