Doğu Türkistan da neler oluyor?

2016 yılı Mart ayından bu yana Doğu Türkistan’da yaşanan gelişmeler gerçek mana da bir kültürel asimilasyon ve ırkı aşağılama olarak değerlendirilebilir.

Yurt dışında ikamet eden Doğu Türkistanlıları tehdit, şantaj ve korkutma ile başlayan ve Doğu Türkistan’a dönmelerini amaçlayan bu süreç, dönmeyen veya dönmemekte ısrar eden Doğu Türkistanlıların yakınlarının hapse atılmasıyla devam etmiştir.

BM raporlarında da belirtildiği üzere, son iki yılı aşkın süreçte resmi 1 milyonu aşkın, gayri resmi 5-7 milyon Doğu Türkistanlı “yeniden eğitim” adı altında bir nevi “Çin Nazi Kampları” diyebileceğimiz “terbiye kampları“na sokulmuş veya hapse atılmış, “kardeş aile projesi” adı altında Çin istihbarat elemanları Doğu Türkistanlıların evlerine yerleştirilerek birlikte yaşamaya zorlanmış, genç Doğu Türkistanlı kızlar Çinli erkeklerle evlendirilmeye mecbur bırakılmış, Ramazan ayında gündüz vakti içki içme partileri düzenlenmiş, içki satmayan dükkanlar kapatılmış veya sahipleri hapse atılmış, Doğu Türkistanlı çocuklar kreşlere toplanarak Çin kültürü, giyim kuşamı ve örf-adetleriyle yetiştirilmeye başlanmış, Doğu Türkistan ile dışarıdan irtibat kurmak, telefonla dahi görüşmek imkansız hale gelmiştir.

Hapse atılan veya kamplara tıkılan insanların akıbetinden haber alınamamakta, hayatını kaybedenlerin naaşlarına ise aylar sonra ulaşılabilmektedir.

Bütün bu gayri insanı muameleye tabi tutulan Doğu Türkistanlıların durumu insan hafzalasının alamayacağı acılarla dolu hikayeler ortaya çıkarmış durumdadır. Doğu Türkistan’da yaşananlar üzerinden oluşturulan ve ajite edilen söylemlerle hem vatandaşlarımızın hem de Ülkemizdeki Doğu Türkistanlıların galeyana gelmemesine azami dikkat edilmelidir. Aynı şekilde Çin devlet yetkililerinden de hassasiyetleri göz önünde bulundurarak, Doğu Türkistan’da yaşanan bu insanlık dışı uygulamalara son vermesi ivedilikle sağlanmalıdır.

Bu bağlamda her ne kadar Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dışı uygulamalar yüreğimizi yaksa da Türkiye’de ikamet eden Doğu Türkistanlıların ve Türk Vatandaşı olan kardeşlerimizin dini ve milli hissiyatının provoke edilmesine karşı çıkarak bu türden hal ve hareketleri tasvip etmediğimizin bilinmesini isteriz.

Doğu Türkistan’da yaşananları yakinen takip ettiğimizin bilinmesini istiyorum. Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine derhal son verilmelidir.
Doğu Türkistan halkının daha fazla tahrik edilmemesi temennimizdir. Bölgenin neredeyse patlama noktasına gediğini üzülerek takip etmekteyiz. Böyle bir durumun ne Çin devletine, ne ülkemize ne de bölge devletlerine katkı yapmayacağı aşikardır.
Sonuç olarak olası bölgenin karışması halinde yangın kolay kolay söndürülemeyecektir. Vatandaşlarımızdan da provokatif eylem ve söylemlere itibar etmemesini rica ediyorum.
Doç.Dr. Ömer Kul
Doğu Türkistan..omer.kul@istanbul.edu.tr

KAYNAK : Ogün Haber

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close