Cenoteler: Meksika’nın Doğal Hazineleri

Meksika’nın Yucatan yarımadası yaklaşık 430 kilometrelik beyaz kumlu plajlarıyla tanınır.

Aslı PELİT ile ilgili görsel sonucu

HABER : Aslı PELİT

, VOA, UHA HABER

Meksika denince genellikle akla Tulum, Playa del Carmen, Cancun ve Cozumel’in mavi suları ve mercan kayalıkları gelir. Ancak, eğer bu güzel plajları unutmaya razıysanız, Mayalar’ın tanrılarla konuşabilmeleri için yaratıldığına inandığı “cenoteleri” keşfedebilirsiniz.

Cenoteler, Yucatan yarımadasını oluşturan kalkerlerin zaman içinde depremler ve buzul çağının bitmesine yol açan meteorun Meksika Körfezi’ne düşmesinin ardından meydana gelmiş birbirinden değişik mağaralar. Maya İmparatorluğu’nun kurulduğu ve 1200 senesine kadar yaşadığı bu topraklarda binlerce cenote bulunuyor ve hepsi de birbirinden değişik. Çoğu cenote mineral zengini berrak sularıyla yerli ve yabancı turistlere ve ayrıca Yucatan’ın gerçek sahipleri Mayaların serinlemek için sık sık kullandığı birer havuza dönüşebiliyor.

Yucatan yarımadası yüzlerce kilometrelik su ve toprakaltı mağaralarının birleşmesinden oluşan dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir yarımada. Kalker katmanlardan süzülen yağmur sularının bazı yerlerde denizle birleşmesiyle oluşan eşsiz havuzlarının suları Mayalıların inancına göre kutsal. Deniz suyu ve tatlı su mağaraların dibinde sadece dalarak görebileceğiniz bir yerde kesinlikle birbirlerine karışmadan bir ara yüzey oluşturuyorlar. Bu ara yüzey genellikle deniz seviyesinin 10 ila 20 metre altında gözlemleniyor. Tuzlu deniz suyu ve mineral zengini tatlı su, aralarındaki yoğunluk farkı yüzünden birbirleriyle karışmadan ilginç bir görüntü oluşturuyor. Bu görüntüyü ve suyun altındaki milyonlarca yıllık sarkıt-dikitleri görmek için her yıl binlerce dalgıç bu mağaralara dalmaya geliyor.

Cenoteler yarımadanın su ihtiyacını karşılayan tek kaynak. Bölgede başka nehir ve göl bulunmuyor. Maya İmparatorluğu’nun bu yüzden bu bölgeye yerleştiği ve cenoteleri kutsal kabul ettiği tahmin ediliyor. Ancak Mayalar bu bölgeye yerleşen ilk toplum değil. 2002 yılında cenotelerin içinde yapılan bir arkeolojik araştırma sonrasında bazı cenotelerde bulunan insan kemikleri, bu bölgede 13 bin yıl önce insanların yaşadığını gösteriyor. Naharon mağarasında bulunan kadın iskeleti üzerinde yapılan araştırmalar iskeletin 13 bin 600 yasında olduğunu göstermiş, 2008 yılında Aktun Sistemi olarak adlandırılan bir grup cenoteye dalan araştırmacılarsa, sistemin en derin cenotelerinden birisi olan Hoyo Negro, yani kara delik cenotesinde 57 metrede ve 43 metrede insan iskeletleri bulmuş.

Mayalar cenoteleri sadece şu kaynağı olarak değil, tanrılarla iletişim kurdukları kutsal yerler olarak da kabul etmiş. Mayaların son şehri Chichen Itza da yine büyük bir cenotenin üzerine kurulmuş. Şehrin yakınlarındaki Cenote Sagrado ya da Kutsal Cenote’de 1920’li yıllarda yapılan arkeolojik araştırmalarda yüzlerce ikiz erkek çocuk kemiği ve altın bulunmuş. Mayaların cenotelerin ölümden sonraki hayata geçiş olduğuna inandıklarına yönelik ipuçları taşıyan cenotelerden çıkartılan altınların çoğu yıllarca Harvard Üniversitesi’nde bulunan Peabody Müzesi’nde sergilendikten sonra Meksika Hükümeti’ne 2009 yılında geri verilmiş ve Mexico City’deki kent müzesinde sergileniyor.

Peki neden Chichen Itza’daki altınlar Harvard Müzesi’ne götürülmüş? Chichen Itza’yı 20’inci yüzyılın başında Amerikalı diplomat ve arkeolog Edward Herbert Thompson satın almış. Maya kültürü ile yakından ilgilenen Thompson Mayaların cenoteleri kutsal kabul etmelerinden yola çıkarak Cenote Sagrado’yu kurutmuş ve içinde bulduklarını da alıp ülkesine götürmüş. Mayaların yağmur tanrısı Chaac’a ikiz erkek çocukların kurban edildiğini de bu kazılardan öğreniyoruz.

Bugünse bu cenote ve Chichen Itza UNESCO tarafından dünya miraslarına alınmış durumda. Bugün Yucatan yarımadasında bulunan binlerce cenote ise ilginç bir şekilde devlet tarafından değil özel sektör tarafından işletiliyor. Yani isteyen gidip bir cenote alabiliyor ve mağarayı turistik amaçlı işletiyor.

Cenotelerin bazıları tamamen dışarıda ve adeta birer cennet bahçesi gibi. Bazıları ise tamamen toprak altında ve sadece deneyimli dalgıçlar bu mağaralara dalma izni olan rehberlerle dalabiliyor. Meksika hükümetine bağlı Ulusal Parklar yönetmeliğine göre cenoteye dalabilmek için mutlaka daldığınızda bir yerden ışık geldiğini görmek zorundasınız. Her ne kadar jeologlar tüm cenotelerin bir şekilde birbirine bağlı olduklarını keşfetmişlerse de henüz bir uçtan diğer uca kadar gitmek mümkün olmamış.

Chichen Itza
Chichen Itza

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close