ABD’de Üst Düzey Yöneticilerin Atanma Yöntemi -9-

ABD’de Anayasa federal yönetimde (yürütme erki çerçevesinde) üst düzey yönetici pozisyonlarının doldurulmasında sorumluluğu başkan ve Kongre arasında paylaştırmıştır. Çoğu üst düzey politik pozisyona bu şekilde atama yapılmaktadır.
Atama sürecinin seçme, onaylama ve atama olmak üzere üç aşaması bulunmaktadır: Başkan potansiyel kişiyi seçmekte ve aday göstermekte, Kongre adayı değerlendirmekte ve adayı kabul ederse başkan da resmi atamayı yapmaktadır.

Esasında atama yetkisinin başkan ve Kongre arasında bölüşülmesi her iki aktör için de bazı zorluklara hatta bazı dönemlerde iki siyasi aktör arasında birtakım gerilimlere yol açmaktadır.

Bu sorunlar karşısında Başkan Obama 2012’de “Başkanlık Atamasının Etkinliği ve Hızlandırılması Kanunu”nu (The Presidential Appointment Efficiency and Streamlining Act of 2011) imzalamıştır. Bu yasayla 163 yönetici pozisyonu için Senato onayı ihtiyacı ortadan kaldırılmıştır.
Yasanın sevk edildiği komitenin raporunda Senato onayı gerektiren yönetici atamalarında zaman içerisinde yaşanan artışa (Başkan Kennedy döneminde 850, Başkan George W. Bush döneminde 1.143 ve Başkan Obama döneminde de 1.215 yönetici pozisyonu) dikkat çekilerek bu yasanın yönetici kadrolarına dair atama sürecini etkinleştirmeyi ve idari yükleri azaltmayı amaçladığı ifade edilmiştir.
Benzer şekilde ABD’de Kongre ve yürütme erki arasındaki ilişkilere ve birbirlerini nasıl algıladıklarına odaklanan bir araştırmada üst düzey yönetici atamalarında Kongre onayı sürecinin adayın nitelikleriyle ilgili olmayan politika meselelerine ilişkin siyasi tartışmalar nedeniyle önemli liderlik pozisyonlarının uzun süre boş kalmasına yol açtığı, kurumlara dair işlerin yürütülmesini engellediği ve çoğu nitelikli insanın üst düzey yönetici kadrolarında hizmet etmesini önlediği belirtilmektedir.
Bu bağlamda onay sürecinin hızlandırılması için Senato onayı gerektiren atamaların sayısının azaltılması ve yürütme erkiyle koordinasyonun güçlendirilmesi önerilmektedir.

ABD Anayasası Senatonun onayını gerektiren başkanlık atamaları sürecine ilişkin bir istisnayı da barındırmaktadır. Buna göre Senatonun toplantı halinde olmadığı dönemde (recess) başkan Senatonun onayı olmaksızın yönetici kadrosuna atama yapabilmektedir. Ancak bu şekilde atanan yöneticinin süresi Senatonun gelecek toplantı döneminin sonunda bitmektedir. Buna “ara dönem ataması” (recess appointment) adı verilir. Senatonun toplantı halinde olmadığı süre bir yasama dönemi içerisinde (intrasession recess) olabileceği gibi yasama yılları arasında(intersession recess) da olabilir. Atamaları geciktirmemek için bu tarz atamalara imkan tanınmışsa da bazen başkanlar siyasi nedenlerle de bu tarz atamalara başvurmaktadırlar. Başkan Clinton 139 kez, George W. Bush 171 kez ara dönem ataması yaparken Obama 32 kez bu tarz atama yapmıştır.

ABD başkanlarının yaptığı atamalar dört temel kategoride ele alınabilir:
•Senatonun Onayını Gerektiren Başkanlık Atamaları (PAS): Doğrudan başkan tarafından yapılan bu tarz atamalar Senato tarafından onaylanması gereken kabine sekreterleri ve yardımcıları, bağımsız kurum başkanları ve büyükelçiler olmak üzere 1.212 üst düzey yönetici pozisyonunu kapsamaktadır. Bu pozisyonlar güvenlik araştırması ve Senato onayını gerektirmektedir.
Bunlar federal yönetim hiyerarşisinin en tepesinde bulunan ve yönetimin amaçlarını yaşama geçirmek için önemli politika kararları almaktan sorumlu kılınan pozisyonlardır.
 Bu atamaların kendi içindeki dağılımına bakıldığında “Bakanlar, bakan yardımcıları, müsteşar, müsteşar yardımcıları ve bakanlıkların baş hukuk müşavirleri” (350’den fazla pozisyon), “yüksek mahkeme yargıçları”
(9 pozisyon); “NASA ve Ulusal Bilim Vakfı gibi bağımsız, ancak düzenleyici olmayan kurumlar” (120’den fazla pozisyon), “Çevre Koruma Kurumu ve Federal Havacılık İdaresi gibi düzenleyici kurumlardaki yönetici pozisyonları” (130’dan fazla pozisyon), “Birleşik Devletler Savcıları (U.S. Attorneys) ve Birleşik Devletler Adli Kolluk Çalışanları
 (U.S. Marshals)” (yaklaşık 200 pozisyon), “büyükelçiler” (150’den fazla pozisyon), “Amerika Merkez Bankası Yöneticiler Kurulu gibi yarı zamanlı pozisyonlar” (160’dan fazla pozisyon) karşımıza çıkmaktadır. (devam edecek)

***

Mehmet Zahid SOBACI
Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olan Mehmet Zahid Sobacı 2011’de Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını (2005) ve doktorasını (2009) tamamladı. 2002-2010 arasında Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev yaptı. Aynı Üniversite’de 2011-2013 arasında yardımcı doçent olarak çalışan Sobacı 2013’te doçent oldu. İdari Reform ve Politika Transferi ve Kamu Yönetimi: Teori ve Uygulama adlı kitapları bulunan Sobacı Kamu Yönetiminde Paradigma Arayışları, Kamu Politikası: Teori ve Uygulama, E-Devlet: Kamu Yönetimi ve Teknoloji İlişkisinde Güncel Gelişmeler, Social Media and Local Governments: Theory and Practice ve E-Parliament and ICT-Based Legislation kitapla rının editörlüğünü yapmıştır. Çalışma alanları arasında kamu yönetiminde reform, siyaset-bürokrasi ilişkisi, kamu politikası ve yerel yönetimler bulunmaktadır. Odaklandığı konular üzerinde ulusal ve uluslararası dergi ve kitaplarda çok sayıda makalesi yayımlanmıştır.
Özer KÖSEOĞLU
2009’da Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda doktora öğretimini tamamlamıştır. Sakarya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı’nda 2004’te araştırma görevlisi, 2009’da yardımcı doçent olarak çalışmış ve 2015’ten bu yana da doçent olarak görev yapmaktadır. Kamu yönetimi reformu, kamu politikaları analizi, sosyal medya, performans yönetimi ve stratejik planlama, kamu değeri yönetimi alanlarında çeşitli ulusal ve uluslararası yayınları bulunmaktadır.

 

***

Mehmet Zahid SOBACI
Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olan Mehmet Zahid Sobacı 2011’de Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını (2005) ve doktorasını (2009) tamamladı. 2002-2010 arasında Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak görev yaptı. Aynı Üniversite’de 2011-2013 arasında yardımcı doçent olarak çalışan Sobacı 2013’te doçent oldu. İdari Reform ve Politika Transferi ve Kamu Yönetimi: Teori ve Uygulama adlı kitapları bulunan Sobacı Kamu Yönetiminde Paradigma Arayışları, Kamu Politikası: Teori ve Uygulama, E-Devlet: Kamu Yönetimi ve Teknoloji İlişkisinde Güncel Gelişmeler, Social Media and Local Governments: Theory and Practice ve E-Parliament and ICT-Based Legislation kitapla rının editörlüğünü yapmıştır. Çalışma alanları arasında kamu yönetiminde reform, siyaset-bürokrasi ilişkisi, kamu politikası ve yerel yönetimler bulunmaktadır. Odaklandığı konular üzerinde ulusal ve uluslararası dergi ve kitaplarda çok sayıda makalesi yayımlanmıştır.
Özer KÖSEOĞLU
2009’da Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı’nda doktora öğretimini tamamlamıştır. Sakarya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yönetim Bilimleri Anabilim Dalı’nda 2004’te araştırma görevlisi, 2009’da yardımcı doçent olarak çalışmış ve 2015’ten bu yana da doçent olarak görev yapmaktadır. Kamu yönetimi reformu, kamu politikaları analizi, sosyal medya, performans yönetimi ve stratejik planlama, kamu değeri yönetimi alanlarında çeşitli ulusal ve uluslararası yayınları bulunmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close