‘Türkiye’de hedef tütünsüz yaşam’

TÜHA HABER / Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak, yeni yılın yeni umutlar ve başlangıçlarla birlikte sigarayı ve diğer tütün ürünlerinin kullanımlarını bırakmak için çok uygun bir zaman olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Dilek Toprak, (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı‘na ‘Türkiye’de hedef tütünsüz yaşam’ konusunda açıklamalarda bulunarak,  2008 yılında çıkan tütünle mücadele yasasından sonra Türkiye’de tütünsüz yaşam yolunda büyük yol kat edildiğini ve dünya genelinde tütünle mücadele konusunda başarılı olan ülkeler arasında Türkiye’nin ilk sıralarda yer aldığını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde tütün kullanan kişi sayısının 2000 yılında 1 milyar 397 milyon iken, 2018’de bu sayının 60 milyon gerileyerek 1 milyar 337 milyona düştüğünü açıklayan Prof. Dr. Toprak, ancak sigaranın, pasif içiciler dahil her yıl 7 milyon insanın ölümüne neden olmaya devam ettiğini ve  aynı veriler ışığında Türkiye’nin en çok sigara içilen ülkeler arasında 40. sırada yer aldığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Dilek Toprak, ile ilgili görsel sonucu"

Prof. Dr. Dilek Toprak

Yeni yılda sigarayı sen de bırakabilirsin

Herkes için “yeni yıl, yeni umutlar” diyen Prof. Dr. Dilek Toprak: “Yeni umutların, yeni güzel dileklerin arasına bir de sigarayı bırakmak gibi sağlığımız için çok önemli bir hedef koyalım, bunun için cesaretimiz kırılmasın. Hem kendi isteğimizle hem de profesyonel destek alarak yepyeni bir yıla güzel bir adım atalım. Yeni yıla yeni umutlarla ve daha sağlıklı olarak girebilmek için cesaretli olunmalı. Hedef koyarak, profesyonel bir yardım alarak sen de bırakabilirsin diyoruz.” şeklinde konuştu

Prof. Dr. Dilek Toprak, ile ilgili görsel sonucu"Sigarayı bırakmayı öteledikçe sağlığa zarar da artıyor

Prof. Dr. Dilek Toprak,sigaranın zararları hakkında da, “Sigaranın zararları kümülatif dediğimiz biçimde birikerek, artarak gider. Bu nedenle sigara ve tütün mamulleri kullanım zamanı ne kadar uzarsa, kişiye verdiği zarar da o kadar artıyor. Çünkü sigara akciğerler ve solunum yollarıyla sınırlı kalmayıp tüm sistemimizde aklınıza gelebilecek tüm organlarımıza zarar veren bir maddedir” dedi.

“Sigarayı bırakmayı ötelemekle tamamen zararlı geçen süreyi de artırmış oluyoruz” diyen  Prof. Dr. Dilek Toprak, bu süre ne kadar uzarsa sigaranın verdiği zararın ve beraberinde de kanser yapıcı etkisinin o kadar arttığını, bu nedenle bırakma süresinin son derece  önemli olduğunu ve beraberinde çevreye verilen zararın da dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

Tütün kullanımı son yıllarda adölesanlarda ve kadınlarda artış gösterdi

Prof. Dr. Dilek Toprak, sigaranın ve tütün kullanımının adölesanlarda, yani ergenlerde çok önemli bir sorun olduğunu hatırlatarak, özellikle kadınlarda yayılmasının en önemli sebebinin ekonomik özgürlük ve çalışma hayatı olduğunu kaydetti.

Ülkemizde sigara kadar nargilenin de sağlığı tehdit eden önemli bir sorun oluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Toprak, geleneksel Türk içeceği gibi gösterilerek, süslemeler ve aromalar ile, özellikle adölesanlar için daha cazip hale getirilen nargileye son derece dikkat edilmesi gerektiğini açıkladı.

Prof. Dr. Dilek Toprak, “Üzerine dikkat çekmeyecek şekilde “zararlıdır” yazılarak gençlere yönelik mekanlarda sunulan nargile sigara, tütün ve diğer tütün ürünlerinden daha masum gösteriliyor” dedi.

“Adölesanlar için büyük bir tehlike olan nargilenin sigaraya eşdeğer hatta daha fazla zarara sahip olduğunun gençlere ve ailelere öğretilmesi gerekiyor” şeklinde konuşan Prof. Dr. Dilek Toprak, Nargilenin aynı ağızlığın kullanılması durumunda enfeksiyon yönünden de birçok tehlikeyi barındırdığını ve bir diğer masum  görünen tehlikenin ise elektronik sigara kullanımı olduğuna dikkat çekti.

elektronik sıgara ile ilgili görsel sonucu"Prof. Dr. Dilek Toprak, “Elektronik sigaranın da sigara kadar zararlı olduğunu bilmek gerekiyor. Sigaradan elektronik sigaraya geçmek; sigaradan kurtulmada bir adım olarak kabul edilmiyor. Onun için nargile ve elektronik sigarayı, sigaradan bir kurtuluş olarak görmemek ve çevrede bu şekilde algı yaratmamak gerekir. Benzer şekilde pipo, puro gibi tütün mamullerinin de zararlarını  artık hepimiz biliyoruz. Gençlerimizi tüm bunlardan korumak ve onları bilgilendirmek gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Toplumdaki her bireyin adölesanları/ergenleri sigara içmeye özendirmeyecek davranışlarda bulunması son derece önemli

“Anne baba sigara içerse çocuğun da sigara içme riski çok fazladır” diyen Prof. Dr. Toprak, Adölesanın idol olarak seçtiği bir sanatçı veya sporcunun elinde sigarayla görüntüleri onun için özendirici olabileceğini ve bu gibi davranışlardan uzak durmak gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Dilek Toprak, “Reklamlarda kullanılan temalar, mekanlar, mankenler, arkadaki fonlar, fotoğraflar bilinçaltına mesaj ilettiği için dikkatli kullanılmalıdır” dedi.

Son yıllarda sigara içmeyi sınırlandıran yasaların, hem erişkinlerde hem de adölesanlarda  sigarasız yaşamın başarısını artırdığının altını çizen Prof. Dr. Toprak, Sigaraya başlamada en riskli yaşların adölesan dönemi olduğuna vurgu yaparak,  bu nedenle okullarda da sigara ve tütün ürünleriyle mücadele konusunda programların, eğitici seminerlerin ve konferansların düzenlenmesine dikkat çekti.

sıgara ve aile ile ilgili görsel sonucu"

Prof. Dr. Dilek Toprak, Ergen bireyin sigara içmesi durumunda ailelerin cezalandırma ya da suçlama gibi yanlış yöntemlere başvurmasının daha olumsuz sonuçlar doğurabileceğinin altını çizerek, “Bunun yerine profesyonel yardım alınması, gencin sigarayı bırakmaya cesaretlendirilmesi ve bu konuda kendisinin yanında olunduğunun hissettirilmesi gerekir. Adölesan döneminin hassas bir dönem olduğu unutulmadan empati yöntemiyle doğru yaklaşım sergilenmelidir.“ diye konuştu.

sıgaraDA PROFESYONEL YARDIM ile ilgili görsel sonucu"Profesyonel yardımla tekrarlamalar olmadan da sigarayı bırakmak mümkün

Yapılan çalışmalar ışığında kişinin tek başına da sigarayı bırakabileceğini söyleyen Prof. Dr. Toprak, Profesyonel yardım alınarak daha az zararla, daha kolay, daha uzun vadeli ve daha az nüks ihtimali ile bireylerin sigaradan kurtulmasını istediklerine açıkladı.

Prof. Dr. Dilek Toprak,”Bunun için kullandığımız 3 temel yöntemimiz var: birinci yöntemimiz “davranış terapisi”, ikincisi “farmakoterapi”, üçüncüsü de çok sık tercih ettiğimiz, ilk iki seçeneğin birlikte uygulandığı “kombine terapi”; yani hem davranışsal hem de medikal tedavinin birlikte olmasıdır” dedi.

“Davranışsal terapilerde hastaya sigarayı bırakma döneminde yaşayabileceği sıkıntılarla nasıl baş etmesi gerektiğini, içme atakları geldiğinde neler yapması gerektiğini anlatıyoruz” şeklinde konuşan  Prof. Dr. Dilek Toprak, bir diğer yönteminse farmakoterapi yani ilaç desteği ile sigarayı bırakmak olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr.Toprak, “Bununla ilgili kullandığımız oldukça başarılı bir ilaç profilimiz olduğunu söyleyebiliriz. Herkese uygun, standart bir tedavinin varlığı söz konusu değildir. Gerekli muayene ve tetkiklerle, kişinin bağımlılık düzeyi, yaşı, mesleği, ek hastalıkları ve pek çok şey dikkate alınarak kişiye özel tedavi belirlenir. İyi bir hekim-hasta işbirliği ve uygun tedavi yöntemi ile başarı şansı yüksektir” ifadesini kullandı.

sıgara BIRAKMA ile ilgili görsel sonucuSigarayı bırakırken kişinin en büyük destekçisi yakın çevresi olmalı

Sigarayı bırakma aşamasında olan kişilerin yakınlarına da tavsiyelerde bulunan  Prof. Dr. Dilek Toprak, şunları söyledi:

“Hasta ile mutabık kaldığımız sigara bırakma  gününden itibaren kendisine sigarayı hatırlatan her şeyi etrafından kaldırmasını söylüyoruz. Bu konuda ailenin ve çevrenin çok önemli etkisi var. Aile kül tablasından sigara paketine ve izmarit görüntülerine kadar hiçbir şeyin ortada kalmaması için hastaya destek olmalı. Kişinin ailesinde veya arkadaş çevresinde içenler varsa sigarayı bırakmak isteyen kişinin yanında içmemesi gerekir. Ayrıca kişinin kararından dolayı sözel olarak da desteklenmesi, “seni cesaretin ve iraden için kutluyoruz” gibi sözler ile cesaretlendirilmesi gerekir. Başka bir faktör olarak, eşler birlikte içiyorsa her ikisinin birlikte tedaviye gelmesinin daha motivasyon artırıcı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü birinin içip diğerinin içmemesi başarı şansını biraz düşürüyor. Bu nedenle eş, dost, arkadaş ve akrabalardan destek bekliyoruz. Bir başka beklentimizse “bir günden bir şey olmaz, pazartesi değil de salı günü bırakırsın” gibi öteleyici ifadeler tedavinin seyri için çok büyük bir risk. Çünkü sigara bırakıldığında bir nefes dahi içilmemesi gerektiğini vurguluyoruz.”

Prof. Dr. Dilek Toprak, Sigarayı bırakma sürecindeki kişilerde nikotin eksikliğine bağlı olarak birkaç hafta huzursuzluk, çabuk sinirlenme, konsantrasyon düşüklüğü, uyku problemleri olabileceğini vurguladı.

sıgara BIRAKMA ile ilgili görsel sonucu“Bu dönemde kişiye anlayışlı davranmak ve ona destek olmak çok önemli. Onun için, sadece hekime değil bırakmak isteyen kişinin çevresine düşen görev, sigarayı bırakmaya karar veren bireye destek olmaktır”diyen Prof. Dr.Toprak, bırakmak isteyen kişilerin de “Bir nefesten bir şey olmaz” diyerek boş vermemeli, kendisi ve çevresini düşünerek kararlılığını devam ettirmesi gerektinin altını çizdi.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dilek Toprak, konuşmasının sonunda, “Sigaradan kurtulma kararını aldıktan sonra yapılacak ilk şey, doğru yerden yardım istemektir. Bu konuda en güvenilir merkezler ise Sağlık Bakanlığı kontrolünde açılan Sigara Bırakma Poliklinikleridir. Bu polikliniklere ‘Alo 171′ hattından ya da polikliniğin bağlı olduğu merkezin numarasından kolayca ulaşılabilir ve randevu alınabilir.”şeklinde kaydetti.

[TÜHA Haber Ajansı, 07 Ocak 2020]

Benim Adım Melek banner

Şerife YÜCE YAVAŞOĞLU

Şerife YÜCE YAVAŞOĞLU

Şerife YÜCE, İzmit doğumlu olup, İlk, orta ve liseyi İzmit'te tamamladı.. Marmara Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu. Uzun yıllar İstanbul ve Kocaeli'nde öğretmenlik yaptı. 2008 yılında emekli oldu. TÜHA Eğitim & Yurt Dışı Danışmalık Şirketini kurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nde bir süre eğitim işlerini yürüttü. Diksiyon ve Güzel Konuşma eğitimleri verdi. (TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı'nda Genel Yayın Yönetmeni. Halen küçük hikayeler. haber ve köşe yazıları yazıyor. Evli ve bir çocuk annesi.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close