Anneler direniyor muhalifler sessiz

PKK terörünün nasıl bir hastalık olduğunu bir kez daha görüyoruz. Uzun zamandır söylemeye çalışıyorum.

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN

PKK’yı toplumsal tabandan kaynaklanan bir olgu olarak görmek büyük bir hata.

İş hamaset noktasına geldiğinde hemen herkes “PKK’yı Kürt halkıyla ilişkilendirmemek lazım” ifadesini kullanıyor.

Ama hemen sonrasında sosyolojik analizlere başlıyor.
Dönüp dolaşıp PKK’yı Kürtlere bağlıyor.

Halbuki PKK toplumsal tabandan doğup beslenen bir örgüt değildir. Uluslararası ortamın kendine sağladığı alanda türeyen ve bugün hala oradan beslenen bir örgüttür. Dışarıda edindiği güçle içeriyi etkilemeye çalışır. Siyaseti ve toplumu şekillendirmek ister. Bu amaçla her şeyden önce kendi varlığını koruma peşinde. Gücünü toplumdan ya da siyasetten değil şiddetten alıyor. Ne zaman şiddet üretme kapasitesi çökse genel etkisinin de zayıfladığını biliyoruz.

Yine böylesi bir dönemden geçiyoruz. PKK şiddet üretmekte zorlanıyor. Türkiye’nin yürüttüğü yurtiçi ve yurtdışı operasyonlar sayesinde sıkışıp kaldı. Üzerinde etki üretmeye çalıştığı toplum kitleleri de bunun farkında. Bunca yıldır PKK Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da şiddet kan ve gözyaşından başka hiçbir şey üretmedi.

Çözüm süreci sırasında dahi süreci kendi faydasına kullanmanın peşine düştü.
Halbuki çözüm süreci toplumsal ve siyasi taleplerin neredeyse tamamını karşılamıştı.
Ancak PKK’nın talebi şiddetten başka bir şey olmadığı için kavgayı sürdürmek istedi.

Bugünlerde konuşuluyor.
HDP PKK’dan bağımsız bir siyasi aktör olabilir mi?

Tabii ki olamaz. Bu tiyatroyu defalarca izledik. 7 Haziran 2015 seçimlerinde gücünün zirvesine ulaşmasına rağmen HDP PKK’nın bir aparatı olduğunu gösterdi. Şimdi CHP seçim ittifakları çerçevesinde HDP’yi PKK’dan bağımsız bir aktör olarak sunma gayreti içerisinde. Sırf oy uğruna tehlikeli bir oyun oynuyor. Daha önceki deneyimleri biliyoruz. SHP aynı hatayı işlemişti.

Sonrasında ülkede terörün nasıl patladığını biliyoruz.
Kimse kimseyi kandırmasın.
PKK HDP’yi HDP de CHP’yi kullanıyor.

Bakın Diyarbakır’da anneler çocuklarının PKK tarafından kullanılmasıyla mücadele ediyor. Çok başarılı bir pasif direniş örneği. Bu anneler çocuklarının hesabını soruyor.

PKK’yı bulamadıkları için onun parçası olan HDP’nin kapısına oturdular. HDP ise bu Kürt annelerine kapıyı kapattı.
Kepenkleri indirdi.

Hadi HDP PKK’nın emriyle hareket ediyor. Bu insanların arayışına muhalefet partileri neden sessiz kalıyor. Öyle ya siyaset yapıyorsunuz. Çıkın bu insanlara destek verin.

Hadi CHP HDP’nin oylarının peşinde. İYİ Parti neden ses etmez? Neden teröre lanet okuyan anneleri sahiplenmez?

Hadi İyi Parti de siyasi hesaplar içinde diyelim. Ağaç için böcek için yollara düşenler?

Her siyasi olaya burnunu sokan şarkıcılar? Protest tiyatrocular?
Siz neredesiniz? Bu anneler için söyleyecek sözünüz yok mu? İnsana dair pozisyonunuz bu mu?

Kayyum işinde twit atan sabık siyasetçiler? Her konuda çok duyarlısınız da bu konuya neden kör ve sağırsınız?

Sosyal medyada her gün kendine duyar kasacak bir mevzu bulan troller? Siz ne alemdesiniz? Ve tabii ki medya.
Sizin de umurunuzda değil?

Hak arayışı sizin siyasetinizden yana olmayınca görmezden mi geliyorsunuz? Teröre karşı verilen bu anlamlı mücadeleyi desteklemeyecek misiniz?

[TÜHA Haber, 09 Eylül 2019]

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN

Doç. Dr. Hasan B. YALÇIN

Doç. Dr. Hasan B. Yalçın Strateji Araştırmaları Direktörü İstanbul Ticaret Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Uluslararası ilişkiler teorisi, uluslararası güvenlik, strateji, NATO ve sosyal bilimler felsefesi konularında çalışmaları bulunmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close