Fayiz el Serrac, ‘Siyasi çözümden yanayız’

TÜHA HABER / Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı Fayiz el Serrac, başkent Trablus’u ele geçirmek için saldırı başlatan General Halife Hafter’e karşı destek arayışı içerisinde.

Siyasi çözümden yana olduğunu vurgulayan Serrac, Libya’nın demokrasi ve istikrara kavuşmasındaki zorlu yolu ve Avrupa’nın ülkesindeki rolünü euronews’e değerlendirdi.

Anelise Borges, euronews: Yönetiminiz için destek toplamak amacıyla bir Avrupa turuna çıktınız ve bazı Avrupalı liderlerle görüştünüz. Onlar size neler dedi? Herhangi bir şey için söz verdiler mi?

Fayiz el Serrac, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başbakanı: Avrupa’da dört başkente yaptığımız ziyaretin başarılı geçtiğini düşünüyorum. İtalya’dan başlayarak şu anda Trablus’ta olanları anlatmak, bu saldırıların gerçeklerini açıklamak için ülkelerin liderleriyle buluştuk. Saldırgan bu eylemlerin haklı gösterilmesi için bazı açıklamalarda bulunulmuştu, ancak şimdi herkesin gerçekte neler olup bittiğine dair daha iyi fikir sahibi olduğunu düşünüyorum. Bu saldırının terör eylemleri, yasadışı göç, yerinden edilmiş insanlar ya da insani yönde ne gibi etkileri olduğunu netleştirdik.

Zaten Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk ile Brüksel’de gerçekleşen görüşmelerden de açıkça anlaşıldığını düşünüyorum. Açıklamaları oldukça netti; Trablus saldırısını ve Hafter militanlarının yaptıklarını kınadılar. Bunun terör eylemleri ve yasadışı göç üzerindeki etkilerini de anladılar.

euronews: Peki askeri destek sözü de verdiler mi?

Fayiz el Serrac: Bu ülkelere gittiğimizde hedefimiz silah ya da teçhizat almak değildi. Şu an Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne yönelik silah ambargosu var. Gerçekleştirdiğimiz toplantı ve forumlarda bu ambargonun tüm bölgelere uygulanması gerektiğini vurguladık. Fakat olan şey tam tersi; taraflardan birine kara ve deniz sınırları boyunca gece ve gündüz her türlü silah ve teçhizat sağlandı. Ve bu, sorunları daha da kötüleştirmek için müttefik olduğumuzu düşündüğümüz ülkeler tarafından sağlanan bir destekti.

Onlar resmi açıklama yaparken uçakları da başkenti vuruyordu.

Diğer tarafın aldığı askeri destek onu siyasi müzakerelerden uzaklaştırıyor ve bir darbe ile iktidara gelebileceği yanılgısına kapılmasına neden oluyor.

“Ülkelerin olumsuz müdahaleleri krizin uzamasına neden olmuştur”

euronews: Dış güçler ülkenize müdahale etme konusunda bir geçmişe sahip… Sizce bunlar Libya’daki işleri daha da mı kötüleştiriyor?

Fayiz el Serrac: Kesinlikle. 2011’den bu yana diğer ülkelerin olumsuz müdahaleleri, güvenlik ve siyaset ortamını daha da karmaşık hale getirmiş ve krizin uzamasına neden olmuştur.

Bunu açıkça konuştuk. Umarım Libya’ya müdahale etmeyi bırakırlar. Daha önce de belirttiğim gibi, uluslararası destekle istikrar ve emniyete kavuşmak için yeniden siyasi müzakere yoluna dönebilmeyi diliyoruz.

euronews: Peki tüm bu olanlarda Amerika Birleşik Devletleri’nin rolü nedir? ABD Libya’daki politikasına geri dönmüş gibi görünüyor. Başkan Donald Trump Hafter ile bir telefon görüşmesi yaptı. Sizce Amerika Hafter’e destek veriyor mu? Ve siz ABD Başkanı ile hiç konuştunuz mu?

Fayiz el Serrac: Trump ile hiç telefon görüşmesi gerçekleştirmedik, ancak ABD Dışişleri Bakanlığının ifadesinde ABD’nin nerede durduğunu gördük, Sayın Pompeo onları ‘Hafter militanları’ olarak adlandırdı. Ve şu an olanlar; çocuk askerlerin işe alınması, cesetlere saygısızlık etmek, sivilleri hedef almak… İnsan hakları ihlallerinden sonra bunun herkes için de netleştiğini düşünüyorum. Amerika da dahil olmak üzere tüm tarafların bunu açıkça gördüğünü düşünüyorum.

“Libya’daki çözümün askeri değil, siyasi olması gerektiğini düşünüyoruz”

euronews: Halife Hafter Libya’daki karışıklığa son verebileceğini ve yönetiminizin milisler ve batının gözüne çarpmayan diğer örgütler tarafından desteklendiğini söylüyor. Buna ne diyorsunuz?

Fayiz el Serrac: Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin yönetime geçmesinden bu yana hep başarılardan söz ediyoruz. Biz daima barışı savunduk ve savunmaya da devam ediyoruz. Libya’daki çözümün askeri değil, siyasi olması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu çok açık ve birçok yabancı güç de bu konuda bizimle aynı fikirde. Libya’daki istikrar sivil bölgelerin bombardımanı ile sağlanabilir mi? Ambulansların hedeflenmesi yoluyla, çocuk yaşta asker alımı ya da 100 bin kişinin yerinden edilmesi ile mi olacak? Bu metotların herhangi biri bizi istikrara götürebilir mi?

İstikrara giden yolun açık ve net olduğunu düşünüyorum. Seçim sandıklarıyla, halkın liderini seçmesine fırsat tanıyarak, halkın kararına bırakarak istikrarı sağlamak için iç ve dış bağlantılarla görüştük.

Güvenlik düzenlemelerini karara bağladık ve silahlı grupları zaptetmeyi başardık.

Petrol üretimi konusuna gelecek olursak… Ulusal Mutabakat Hükümeti Trablus’a geldiğinde 150 bin varil ihraç ediyorduk. Şimdi ise bir buçuk milyona yakın.

Tüm bunlar, doğru yolda olduğumuzu kanıtlayan, gurur duyduğumuz başarılarımızdır.

euronews: Konuştuğumuz gibi, ön saflarda yüzlerce belki de binlerce insan savaşıyor… Sizce bu ne kadar daha bu şekilde devam edebilir? Libya’da barış için beklenti nedir?

Fayiz el Serrac: Halife Hafter düzenli bir ordusu olduğunu söyledi, ama bunun gerçek olmadığını görüyoruz.

Onlar suçlu, ideolojik gruplar, kanun kaçakları ve topladığı haydutlardan ibaret ve o tüm dünyayı profesyonel bir ordu olduklarına inandırmaya çalıştı.

Başkentimizi savunuyoruz, sivil devlet kurma hayalleri kuran Libyalıları savunuyoruz. Şimdilik önceliğimiz bu. Aynı zamanda çözümün askeri olmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Hafter, Trablus’u ele geçirmeye çalıştı. Bazılarına başkenti 48 veya 72 saat içinde alabileceğini söyleyerek onları kandırdı. Ancak şimdi 50 günden fazla bir süre oldu ve bu saldırının etkileri ortaya çıkmaya başladı. 100 bin kişinin yerinden edilmesinden bahsediyoruz. İnsanlar öldü ya da sakat kaldı… Eğer saldırgan bunun sorumluluğunu alır ve harekatı durdurursa, işte o zaman üzerinde anlaşılabilecek bir ortam yoluyla politik süreci sürdürmekten bahsedebiliriz.

Anelise BORGES ile ilgili görsel sonucu

Röportaj : Anelise BORGES

(TÜHA) Türkuaz Uluslararası Haber Ajansı / TRABLUS, EURONEWS

Tuba Nur TÜRKELİ

Tuba Nur TÜRKELİ

Tuba Nur Türkeli 24.08.1989 yılında Almanya'nın başkenti Berlin kentinde dünyaya geldi. Liseye kadar Almanya'da okudu. 2009-2013 yılları arasında Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi'nin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde Uluslararası İlişkiler bölümünde gerçekleştirdi. 2014-2017 yılları arasında Yüksek Lisans eğitimini Almanya'nın Nürnberg kentinde Friedrich-Alexander-Üniversitesi'nin Beşeri/Sosyal Bilimler ve Teoloji Fakültesi'nde uzmanlık alanı olarak Siyaset Bilimini seçtiği Ortadoğu Çalışmaları bölümünde tamamladı. Çeşitli kuruluşlarda mesleğiyle ilgili staj ve çalışma imkanı buldu. NSU terör örgütüyle ilgili yaptığı, haber ve araştırmaları birçok medyada yayınlandı. Bir dönem T.C Berlin Büyükelçiliği'nde de staj yaptı. Anadil seviyesinde Almanca ve iyi derecede İngilizce biliyor.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close