Diş Sağlığında Nelere Dikkat Edilmeli?

Amerika’da diş tedavilerinin yüksek maliyeti birçok kişi için büyük sorun. Sağlık sigortaları diş harcamalarını karşılamıyor. Peki diş sağlığında nelere dikkat etmeli? Geleceğin diş tedavilerinde hangi yöntemler kullanılacak? Diş tedavisinde Amerika’yla Türkiye arasında ne gibi farklar var? Bu soruları Washington’a komşu Arlington ilçesinde diş hekimi olan Serdar Öztürk yanıtladı.

Özlem TINAZ

WASHINGTON, VOA, UHA HABER

ReklamDiş sağlığı neredeyse bütün vücut sistemini etkiliyor. Diş sağlığınız kötüyse, ağzınız sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir, kalp, böbrek ya da eklemlerde önemli sağlık sorunları yaşayabilirsiniz. Böylesine hayati öneme sahip olan diş sağlığı için atılacak ilk adım, dişleri düzenli fırçalamak, diş ipi kullanmak, doktor kontrollerini ihmal etmemek.

Diş hekimi Serdar Öztürk, koruyucu önlemlerle birçok diş sağlığı sorununun önüne geçilebileceği inancında.

İnsanların artık diş bakımına daha çok önem vermeye başladığını söyleyen Öztürk, toplumların bu konuda daha fazla bilgilendirildiğine dikkat çekiyor.

Diş fırçalamanın yanı sıra diş ipi kullanmanın da önemli olduğunu belirten Serdar Öztürk, senede en az bir kez kontrolun de şart olduğunu dile getiriyor ve “Diş fırçalamak ne kadar önemliyse, diş ipi kullanmak da önemli. Çünkü fırçaladığımız zaman dişleri komple temizleyemiyoruz. Yani yüzde 80 temizlenirse yüzde 20’si geride bırakılıyor. Diş etlerini temizleyemiyoruz diş ipi kullanmadan, o yüzden çok önemli. Yüzde yüz yapılması gerek“ diyor.

Serdar Öztürk özellikle de çocukluk çağından itibaren diş sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak çocukların ağız bakımında en önemli görevse ebeveynlere düşüyor. Çocukluk çağında başlayan alışkanlıklar tüm hayatını şekillendirecek bir yaşam tarzına dönüşmeli. Üstelik de sağlıklı olduğu için çocuklara her gece içirilen sütten sonra küçükler mutlaka diş fırçalamaya teşvik edilerek başka sağlık sorunları önlenmeli. Öztürk bu noktada çocukların neler yapması gerektiğini şöyle özetliyor:

“Şekeri azaltmak, şekerli içecekleri azaltmak gerekir. Bunların sağlık tarafı da var; süt içmek gibi, ama süt içtiği zaman küçük bir çocuk dişlerini fırçalamadan yatmamalı. Her gün yiyoruz, içiyoruz, bunlara her gün aynı şekilde bakım yapılması gerekir. Ve dişleri fırçalayıp diş ipiyle temizlemeden yatmamamız gerek.”

ReklamTeknolojinin kalbi Amerika’da tıp dünyasında yaşanan gelişmeler diş sağlığı sektöründe de kendini gösteriyor. Sağlık dünyasındaki her yeni adım, insan yaşamının kalitesini etkiliyor. Ve geliştirilen her teknik aslında en az Amerika’daki kadar Türkiye’de de uygulanabiliyor. Öztürk, Türkiye’yle Amerika arasında teknoloji açısından çok olmasa da bir fark olduğu inancında.

Diş açısından teknoloji olarak Türkiye’de de aynı cihazlar olduğunu söyleyen Öztürk, “Diş hekimliği çok gelişti son 20-30 senedir. Daha da çok gelişiyor. Teknoloji daha fazla. Lazerler var. Çeşit çeşit röntgen cihazları var. Teknoloji olarak Amerika’nın yüzde 10’unda varsa bu teknoloji, Türkiye’de belki de diş hekimlerinin yüzde 5’inde var. Aynı şeyler Türkiye’de de var, müşterilerimiz var, oraya gidiyorlar, orada tedavi yaptırıyorlar raporları birbirine benziyor. Kullandıkları teknolojinin çok farkı var diyemem” diyor.

İki ülke arasındaki fark eğitimde kendini gösteriyor. Türkiye’de bir öğrenci, diş hekimi olmaya lisede karar vermeli. Oysa Amerika’da öğrenci önce üniversite eğitimini tamamlıyor, ardından dişçilik fakültesine gidiyor. Dolayısıyla hem daha olgun hem de üzerinde çok düşünülmüş bir karar sonucu diş hekimi bu mesleğe başlıyor.

Şu anda her iki ülkede de en çok başvurulan yöntemlerden birinin ‘implant’ olduğunu söyleyen Öztürk, “İmplant aslında 30-40 senedir var. Bugün artık bir dişte sorun olduğu zaman hemen ‘implant’a gidiliyor çünkü başarı oranı yüksek. Neredeyse yüzde 90-100 gibi bir başarı oranı var, diğer tedaviler; kanal tedavisi, kaplamalar, onun yanında başka ameliyatlı tedaviler var diş köklerini kurtarmak için. Artık pek gerek kalmıyor. Dişi o gün çekip, yerine hemen ‘implant’ yapabiliyorsunuz, çok daha sağlıklı oluyor,” diyor.

Bu haberi paylaşınız!

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close